Tripoli’ye ilk geldiğimizde firmamız bize henüz kalacak yer bulamadığı için geçici olarak otellere yerleştirilmiştik. Eşim ve ben iki otel değiştirdik, bizim kalmadığımız oteller hakkında da, kalan diğer arkadaşlarımız sayesinde bilgi edindik. Dolayısıyla güncel olmasa da bir miktar otel bilgim oldu Tripoli’deki oteller hakkında.
Yorumlardan, Tripoli’ye ilk kez gelenlerin otel arayışı içinde olduğuna dair haberler alıyorum. İnternette Libya hakkındaki bilgiler ne kadar çoğaldıysa da hala yeterince bilgi bulmak çok zor.
Tripoli’ye ilk geldiğimizde Assafi Hotel’de, bir süre sonra da AlTawfik Hotel’de kaldık. İkisi de şehir merkezi olan Yeşil Meydan’a çok yakın ve temiz oteller. İkisini de, özellikle AlTawfik Hotel’i tavsiye edebilirim. Beş yıldızlı otellerden Corinthia, Radisson SAS, Al Waddan ve Rixos Al Nasr her zaman tavisye edebileceğim oteller, ancak bu oteller çoğu insan için -Türkiye’de olduğu gibi- pahalı. Dar Telile Hotel, seyahatte kalınabilecek bir otelden daha çok bir tatil köyü gibi diyebiliriz. Zaten şehre 1.5-2 saat uzaklıkta, Sabratha’da.
Ofisimize her ayın başında dağıtılan, yabancılar için hazırlanmış Tripoli Times adında bir dergi var. Oradan aldığım oteller listesini aşağıda bulabilirsiniz.
| Radisson Blu Hotel | +218 21 340 78 78 |
| Thobcats Hotel | +218 21 334 45 19 |
| Bab Albaher Hotel | +218 21 335 06 76 |
| Altawfik Hotel | +218 21 333 88 90 |
| Diplomatic Hotel | +218 21 444 71 05 |
| Alwahat Hotel | +218 21 333 40 69 |
| Zameet Hotel | +218 21 334 29 15 |
| Borg Almadina Hotel | +218 21 334 50 51 |
| Assafi Hotel | +218 21 444 40 11 |
| Severus Hotel | +218 53 262 50 86 |
| Libya Alsyahi Hotel | +218 21 334 12 84 |
| Yosser Hotel | +218 21 444 07 75 |
| Annawras Hotel | +218 21 333 24 09 |
| Alkhaleej Hotel | +218 21 334 45 90 |
| Sahara Libya Hotel | +218 21 334 53 89 |
| Alsaraya Hotel | +218 21 334 50 82 |
| Corinthia Hotel 5 Star | +218 21 335 19 90 |
| Dar Tellile Hotel | +218 23 364 30 07/08/09 |
| Al Weddan Hotel | +218 21 333 00 44 |
| Al Rehab Hotel | +218 21 444 21 87 |
| Grand Hotel | +218 21 444 59 40 |
| Alshajarah Hotel | +218 21 333 08 20 |
| Alsafa Tourism Hotel | +218 21 333 44 22 |
| Tripli International Hotel | +218 21 334 49 21 |
| Four Seasons Hotel | +218 21 333 21 51 |
| Al Kendi Tourism Hotel | +218 21 444 07 75 |
| Daikna hotel | +218 21 444 44 03 |
| Golden Chains Hotel | +218 21 725 02 16 |
| Alsahanin Hotel | +218 31 262 40 78 |
| Cleopatra Hotel | +218 21 444 18 86 |
| Plasma Hotel | +218 21 333 11 72 |
| Addahra Palace Hotel | +218 21 334 46 93 |



Libya’ya ilk geldiğimizde ofistekilerle aramızda böyle bir muhabbet geçmişti: İçinizde annesini kızdırıp, ‘Fizan’a kadar yolun var!’ lafını yiyen oldu mu? Eğer olduysa dilekleri gerçekleşti, geçtiğimiz hafta Fizan’daydık. Hani Osmanlı İmparatorluğu zamanında sürgün yeri olarak bilinen Fizan. Uzun zamandır çöl gezisini planlıyorduk zaten. Libya’ya gelip de çöle gitmemek biraz ayıp olurdu. Geçtiğimiz hafta Kutlu Doğum haftası nedeniyle Libya genelinde Perşembe günü tatildi. Biz de bunu fırsat bilip Sahra Çölü’ne gitmeye karar verdik.
Sebha’ya çöl safarisi düzenleyen bir tur firmasıyla görüştük. Sebha Tripoli’nin güneybatısında uçakla 1 saat mesafede yer alan, çölün başladığı; aynı zamanda Libya Lideri’nin doğduğu şehir. Gezi grubumuzda ofisten Sebha’lı bir arkadaşımızın olması da bize gezi boyunca büyük avantaj sağladı. Perşembe akşamı Tripoli’den Libya Havayolları uçağına binip, 1 saat sonra Sebha Havaalanına indik. Uçuş biraz gecikmeli olmakla birlikte-uçuş görevlilerinin ‘Sebha mı? Bugün Sebha’ya uçuşumuz yok!’ çıkışına rağmen- gayet konforluydu. Sebha havaalanı da beklediğimizden çok daha iyi çıktı. Açıkçası kulübe gibi bir yapı bekliyoruk, küçük ama bakımlı, çevre düzenlemeli bir terminal ile karşılaştık.
Organizasyona sonradan dahil olduğumuz için diğer grup bizden önceki uçakla gitmiş, kampa yerleşmişti. Biz de tur şirketinin bizi beklemesi için bıraktığı arabayla Sebha’ya 1.5 saat uzaklıkta kamp alanına doğru yola çıktık. Kampımız çöl ile yeşilin keskin bir çizgiyle ayrıldığı bir yamacın eteğindeydi. Kampa vardığımızda gece yarısı olmuştu. Grubun geri kalanını Zukra ekibi ile eğlencede bulduk :) Biz biraz geç gittiğimiz için asıl büyük eğlenceyi kaçırmıştık. Ama hala kalabalık bir grup ekibin müzikleriyle dans ediyordu.
Zukra, Kuzey Afrika’ya özgü, ritmik öğelerin ağırlıklı olduğu muhteşem bir müzik türü. Kongaya benzer bir perküsyon aleti ile boynuz şeklinde üflemeli bir çalgı temel çalgıları oluşturuyor. Bazen bu ekibe bir de Tulum dahil oluyor. Bir süre Zukra ekibini dinledikten sonra eşyalarımızı bırakmak için odaya geçtik.
Odalar kerpiç duvarlı, saz demetleriyle kaplanmış çatılarıyla yuvarlak planlı birer kulübe idi. Geceleri çölün soğuk olduğunu duyduğumuz için kat kat giyinmiştik, ama duvarların ve çatının özelliğinden dolayı odamız sıcacıktı. Genelde anlamsız hava sıcaklıklarında üşüyen bir şahıs olarak bu duruma en çok ben sevindim.
Eşyalarımızı bırakıp grubun bir kısmı ile birlikte yıldızları ve dolunayı seyretmek üzere kamptan çıkıp çöle yürüdük. Kampı görebileceğimiz bir tepeye nefes nefese tırmandık. Çölde yürümek gece bile olsa, hava soğuk bile olsa hiç de kolay değilmiş. Manzara muhteşemdi: Yıldızlar çok yakın ve milyonlarcaydı. Yıldız takımları rahatlıkla ayırt edilebiliyordu. Ay ışığı kum tepelerinde gölgeler yaratıyordu. Tepenin bittiği düzlükte bir grup yerli, ateş yakmıştı.